Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hayatımızda değiştirmek istediğimiz şeylerin bir listesini yapsak, sanırım çoğumuzun listesi düşündüğümüzden uzun çıkar.
Daha sağlıklı yaşamak, daha düzenli olmak, ertelediğimiz işleri bitirmek, yeni bir şeye başlamak… İstek çok. Ama iş uygulamaya gelince çoğumuz aynı yerde takılıyoruz: Her şeyi bir anda değiştirmek istiyoruz.
Pazartesi yeni bir başlangıç yapıyoruz. Büyük kararlar alıyoruz. Bir anda bütün alışkanlıklarımızı değiştireceğimize inanıyoruz. Birkaç gün sonra yorulunca da kendimize kızıyoruz.
Belki sorun bizde değildir.
Japonların Kaizen dediği yaklaşımın bana ilginç gelen tarafı da burada. Değişimi büyük bir dönüşüm olarak değil, küçük iyileştirmelerin devamlılığı olarak görüyor.
Her gün bir saat spor yapmak yerine on dakika yürümek…
Bir kitabı bir gecede bitirmek yerine birkaç sayfa okumak…
Bütün evi bir günde toparlamak yerine bir çekmeceyi düzenlemek…
Bunlar ilk bakışta hayat değiştirecek şeyler gibi görünmüyor. Zaten belki de mesele tam olarak bu.
Çünkü biz nedense büyük olanı daha önemli sanıyoruz. Büyük kararlar, büyük hedefler, büyük başlangıçlar… Oysa hayatın büyük bir kısmı oldukça sıradan günlerin içinde geçiyor.
Bir çekmeceyi toplarken, kısa bir yürüyüş yaparken, ertelediğimiz bir işi tamamladığımızda hayatımızın değiştiğini fark etmiyoruz. Çünkü değişim çoğu zaman olurken kendini belli etmiyor.
Belki bugün kendimize “Hayatımda neyi tamamen değiştirmeliyim?” diye sormak yerine daha basit bir şey sorabiliriz:
Bugün neyi dünden biraz daha iyi yapabilirim?
Cevabı çok büyük olmak zorunda değil.
Hatta belki hiç kimsenin fark etmeyeceği kadar küçük olabilir.
Ama yarın da devam ederse, artık sadece küçük bir hareket olmaktan çıkıp hayatımızın bir parçası olmaya başlayabilir.
Belki Kaizen’in asıl meselesi de budur: Kendimizi bir gecede değiştirmeye çalışmak yerine, her gün kendimize küçük bir pay bırakmak.