CUMHURİYET, BİZİM EN BÜYÜK DEĞERİMİZ!

Yayınlama: 29.10.2026 12:30
A+
A-

İmdat Kobaş – Bizim Penceremizden

Bugün 29 Ekim… Takvim yapraklarında sıradan bir gün değil, bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlığının ve özgürlüğünün tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir gün.

Bugün Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü büyük bir gurur, heyecan ve coşkuyla kutluyoruz.

29 Ekim 1923, Türk milletinin kendi geleceğine sahip çıktığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun bütün dünyaya ilan edildiği gündür. Bu tarih, yalnızca bir yönetim biçiminin kabul edildiği gün değil; aynı zamanda yokluklar içerisinde verilen büyük bir mücadelenin, inancın, kararlılığın ve bağımsızlık sevdasının zaferidir.

CUMHURİYET KOLAY KAZANILMADI

Bugün sahip olduğumuz özgürlüklerin, bağımsızlığın ve Cumhuriyet’in hangi şartlarda kazanıldığını unutmamalıyız.

Bir millet düşünün… Yıllarca savaşmış, toprakları işgal edilmiş, yoklukla mücadele etmiş ama özgürlüğünden asla vazgeçmemiş. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla aynı amaç uğruna kenetlenmiş. Vatanını, bayrağını ve bağımsızlığını korumak için canını ortaya koymuş.

İşte Cumhuriyet, böyle büyük bir mücadelenin sonunda doğdu.

Bu mücadelenin önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıydı. Onların ileri görüşlülüğü, cesareti ve kararlılığı sayesinde bugün bağımsız bir ülkede, kendi bayrağımızın altında özgürce yaşıyoruz.

Cumhuriyet, bizlere bırakılmış en değerli miraslardan biridir. Bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmak hepimizin sorumluluğudur.

CUMHURİYET, EŞİTLİK VE UMUT DEMEKTİR

Cumhuriyet yalnızca bir yönetim şekli değildir. Cumhuriyet; eşitliktir, adalettir, özgürlüktür, eğitimdir ve geleceğe umutla bakabilmektir.

Cumhuriyet, bir çocuğun hayallerinin peşinden gidebilmesi, bir gencin kendine güvenmesi, bir kadının toplumda hak ettiği yeri alması ve her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebilmesidir.

Cumhuriyet, hiç kimsenin kendisini diğerinden üstün görmediği, herkesin kanunlar önünde eşit olduğu bir ülke idealidir.

Atatürk’ün bizlere gösterdiği çağdaş uygarlık hedefi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Bu hedefe ulaşmanın yolu ise bilime, eğitime, akla, çalışmaya ve birbirimize duyduğumuz saygıya değer vermekten geçiyor.

Unutmamalıyız ki Cumhuriyet’i yaşatmak, yalnızca bayram günlerinde bayrak asmak ve törenlere katılmakla sınırlı değildir. Cumhuriyet’i yaşatmak; görevimizi dürüstçe yapmak, ülkemizi sevmek, farklı düşüncelere saygı göstermek ve çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakmak için çalışmaktır.

ATATÜRK’ÜN EMANETİNE SAHİP ÇIKALIM

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i kurarken geleceği gençlere emanet etti. Çünkü biliyordu ki bir ülkenin gerçek gücü, yetişmiş, düşünen, sorgulayan ve ülkesine sahip çıkan nesilleridir.

Bugün bizlere düşen görev, Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i aynı inançla korumak ve geliştirmektir.

Gelecek nesillere yalnızca güzel sözler değil, aynı zamanda güçlü bir demokrasi, kaliteli bir eğitim sistemi, adalet duygusu ve umut dolu bir ülke bırakmalıyız.

Çocuklarımıza Cumhuriyet’in anlamını anlatmalı, bağımsızlığımızın değerini öğretmeli ve bu toprakların hangi fedakârlıklarla vatan hâline geldiğini unutturmamalıyız.

Çünkü geçmişini bilen, değerlerine sahip çıkan ve geleceğe güvenle yürüyen milletler ayakta kalır.

BİZİM PENCEREMİZDEN…

Bugün penceremizden dışarı baktığımızda dalgalanan Türk bayrağını, sokaklarımızı süsleyen kırmızı beyaz renkleri ve Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu görüyoruz.

O bayrak, uğruna can verilen bir bağımsızlığın sembolüdür. O bayrağın gölgesinde yaşayan her vatandaşın ortak bir sorumluluğu vardır: Ülkemize, milletimize, Cumhuriyet’imize ve geleceğimize sahip çıkmak.

Farklı düşüncelere sahip olabiliriz. Hayata farklı pencerelerden bakabiliriz. Ancak söz konusu vatanımız, bağımsızlığımız ve Cumhuriyet’imiz olduğunda ortak değerlerimizin etrafında birleşmeyi bilmeliyiz.

Çünkü bizi bir arada tutan en güçlü bağlardan biri, aynı bayrağın altında özgürce yaşama irademizdir.

Cumhuriyet, geçmişimizin gururu, bugünümüzün güvencesi ve yarınlarımızın umududur.

Bugün bir kez daha minnetle hatırlayalım: Bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, geleceğimizi kendi ellerimizle şekillendirebiliyorsak bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarına ve bu vatan için fedakârlık yapan herkese borçluyuz.

Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!

Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın bağımsız Türkiye!

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.