Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Orta Asya mutfağının sevilen yemeklerinden biri olan Özbek pilavı, az malzemeyle hazırlanan ama sofrada oldukça doyurucu bir lezzet. Kemikli etin yoğun aroması; soğan, havuç ve pirinçle birleşince ortaya hem besleyici hem de güzel kokulu bir pilav çıkıyor.
Malzemeler
Yapılışı
Öncelikle basmati pirinci güzelce yıkayıp yaklaşık 1 saat ılık suda bekletiyoruz. Bu sırada kemikli eti bir tencereye alıp etler kemikten kolayca ayrılacak kıvama gelene kadar pişiriyoruz.
Pişen etin suyunu süzüp pilavda kullanmak üzere ayırıyoruz. Etleri kemiklerinden ayırıp tel tel didikliyoruz.
Soğanı küp küp doğruyor, havuçları da rendenin kalın tarafıyla rendeliyoruz. Geniş bir tencereye yağı alıp önce soğanları, ardından havuçları ekleyerek güzelce kavuruyoruz.
Suda beklettiğimiz pirincin suyunu süzüp tencereye ilave ediyoruz. Yarım çay kaşığı şeker ve iki çay kaşığı tuzu ekleyerek pirinci birkaç dakika kavuruyoruz.
Ardından 2,5 su bardağı kaynamış et suyunu tencereye ekliyoruz. Defne yapraklarını ve didiklediğimiz etleri de ilave edip pilavı kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
Pilav suyunu çektikten sonra kapağını kapatıp demlenmeye bırakıyoruz. Demlendikten sonra defne yapraklarını içinden çıkarıyoruz. Biraz karabiber ekleyip pilavı nazikçe karıştırıyor ve kapağını tekrar kapatıyoruz.
Birkaç dakika daha dinlendirdikten sonra sıcak olarak servis ediyoruz.
İbn Sina Efsanesi
Özbek pilavıyla ilgili anlatılan güzel bir efsane de İbn Sina’ya uzanıyor. 10. yüzyılda Buhara’da yaşayan ünlü tıp bilgini İbn Sina’nın, bu pilavın tarifini ve yapım tekniğini insanlara güç ve şifa vermesi için önerdiği anlatılır.
Belki de bu yüzden, yüzyıllardır sofralarda yerini koruyan bu pilavın yalnızca doyurucu değil, aynı zamanda şifa veren bir yemek olduğuna inanılmıştır.