Kitap Fuarı Geliyor, Kocaeli Okuyor mu?

Yayınlama: 30.09.2026 14:40
A+
A-

3 Ekim’de kapılarını açacak 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, bu yıl da oldukça iddialı rakamlarla geliyor.

515 yayınevi, sahaf ve sivil toplum kuruluşu…

1.065 söyleşi, panel ve imza etkinliği…

9 gün boyunca kitaplar, yazarlar, okurlar ve farklı düşünceler aynı çatı altında buluşacak.

Rakamlar gerçekten dikkat çekici.

Ama bence asıl konuşmamız gereken konu rakamlar değil.

Asıl soru şu: Kocaeli gerçekten okuyor mu?

Kitap fuarı sadece kitap almak değildir

Bir kitap fuarını yalnızca stantların gezildiği, kitapların satın alındığı bir organizasyon olarak görmemek gerekiyor.

Çünkü kitap fuarlarının asıl değeri, insanları kitapla buluşturmasının yanında düşünceyle buluşturmasında yatıyor.

Bir çocuk ilk kez sevdiği bir yazarla karşılaşabilir.

Bir genç daha önce hiç düşünmediği bir konu üzerine bir söyleşi dinleyebilir.

Bir yetişkin yıllardır ertelediği kitabı satın alabilir.

Belki de bir öğrenci, hayatını değiştirecek bir kitabı o fuarın bir köşesinde bulabilir.

İşte kitap fuarının gerçek anlamı biraz da burada.

Peki fuardan sonra ne oluyor?

Bence üzerinde düşünmemiz gereken nokta tam olarak burası.

9 gün boyunca Kocaeli’de kitap konuşacağız.

Yazarları ağırlayacağız.

İmza kuyrukları oluşturacağız.

Söyleşilere katılacağız.

Fotoğraflar çektireceğiz.

Kitap satın alacağız.

Peki ya 12 Ekim’de?

Fuar bittikten sonra kitap okumaya devam edecek miyiz?

Çocuklarımızın eline telefon yerine kitap vermeye çalışacak mıyız?

Toplu taşımada birkaç sayfa okumayı alışkanlık haline getirecek miyiz?

Yoksa kitap fuarı bizim için yılda bir kez yapılan büyük bir etkinlik olarak mı kalacak?

İşte bence asıl mesele bu.

Çocukları kitapla buluşturmak

Bugünün çocukları çok farklı bir dünyada büyüyor.

Telefon, tablet, bilgisayar ve sosyal medya hayatlarının önemli bir parçası.

Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak elbette mümkün değil.

Ama mesele teknolojiyle kitap arasında bir tercih yapmak da değil.

Mesele, çocuğa okumanın da keyifli olduğunu gösterebilmek.

Bir çocuğun kendi seçtiği kitabı okuması, onun için hazırlanmış zorunlu bir ödevden çok daha farklı bir deneyim.

Bu nedenle kitap fuarlarında çocuklara yönelik etkinliklerin bulunması önemli.

Ama daha önemlisi, fuar bittikten sonra da bu alışkanlığın devam ettirilmesi.

Kocaeli sadece sanayi kenti değil

Kocaeli denildiğinde akla çoğu zaman fabrikalar, sanayi kuruluşları, limanlar ve üretim geliyor.

Oysa bir şehir sadece ekonomisiyle büyümez.

Kültürüyle de büyür.

Kitap okuyan, sorgulayan, araştıran, farklı fikirleri dinleyen insanların yaşadığı şehirlerin sosyal hayatı da bundan etkilenir.

Bu nedenle Kocaeli Kitap Fuarı’nı yalnızca bir kültür etkinliği olarak değil, kentin kültürel hayatına yapılan bir yatırım olarak görmek mümkün.

Nitekim fuar yıllar içerisinde Kocaeli’nin önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasına göre geçmiş yıllardaki fuarlara toplam ziyaretçi sayısı 9,4 milyona ulaştı.

Bu büyük bir rakam.

Fakat şimdi yeni bir soru sormamız gerekiyor:

Bu milyonlarca ziyaretçinin kaçı düzenli kitap okuyucusuna dönüştü?

Kitap pahalı mı, zaman mı yok?

Bugün kitap almak isteyen vatandaşın karşısına ekonomik gerçekler de çıkıyor.

Bir kitabın fiyatı bazı aileler için ciddi bir harcama olabilir.

Öte yandan “Kitap okumaya zamanım yok” cümlesini de sık sık duyuyoruz.

Belki de burada hepimizin kendimize sorması gereken basit bir soru var:

Günde telefon ekranına kaç dakika bakıyoruz?

Ve bunun kaç dakikasını kitap okumaya ayırıyoruz?

Bu sorunun cevabı, kitap okuma alışkanlığımız hakkında bize çok şey söyleyebilir.

Fuarın en büyük kazancı ne olmalı?

Bence en büyük kazanç satılan kitap sayısı olmamalı.

En büyük kazanç, fuardan çıkan bir çocuğun eve gidip kitabını açmasıdır.

Bir gencin yeni bir yazar keşfetmesidir.

Bir ailenin evinde küçük de olsa bir okuma köşesi oluşturmasıdır.

Bir vatandaşın “Uzun zamandır kitap okumuyordum, yeniden başlayayım” demesidir.

Çünkü kitap fuarının etkisi, fuarın kapıları kapandığında bitmemeli.

Tam tersine, asıl etki o zaman başlamalı.

Şimdi sıra bizde

3 Ekim’de Kocaeli Kongre Merkezi’nde kitapların sayfaları açılacak.

515 yayınevi, sahaf ve STK ile 1.065 etkinlik kitapseverleri bekliyor.

Şimdi yapılması gereken sadece fuara gitmek değil.

Bir kitap seçmek.

Bir yazar dinlemek.

Bir çocuğu kitapla buluşturmak.

Ve belki de kendimize küçük bir söz vermek:

“Bu fuardan sonra daha fazla okuyacağım.”

Çünkü bir şehrin gelişmişliği yalnızca kaç fabrika kurulduğuyla ölçülmez.

O şehirde kaç kişinin kitap okuduğu da önemlidir.

Kocaeli’nin kitap fuarı büyüyor.

Peki Kocaeli’nin okuma kültürü de aynı hızla büyüyor mu?

Sanırım bu sorunun cevabını hep birlikte aramamız gerekiyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.