Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Türk denizcilik tarihinin köklü merkezlerinden Gölcük Tersanesi, 100 yıllık geçmişiyle hem Türk Deniz Kuvvetleri’nin gücüne hem de Gölcük’ün kimliğine damga vuruyor. Bir asır önce atılan temeller, bugün yerli ve millî savunma sanayisinin önemli çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.
Gölcük’ün bir donanma kenti olarak gelişmesinde büyük rol oynayan tersanenin hikâyesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. Birinci Dünya Savaşı’nda hasar gören Yavuz zırhlısının onarılması ihtiyacı, Gölcük’te askerî tersane kurulmasının önünü açtı. Bu amaçla inşa edilen havuz ve çevresindeki tesisler, zamanla büyük bir askerî üretim, bakım ve onarım merkezinin temelini oluşturdu.
1926 yılında kuruluş sürecine giren Gölcük Tersanesi, geçen bir asır boyunca Türk denizcilik tarihinde önemli bir yere sahip oldu. Tersanenin gelişimiyle birlikte Gölcük de askerî, ekonomik ve sosyal açıdan büyüyerek Türkiye’nin önemli donanma kentlerinden biri hâline geldi.
Gölcük Tersanesi, yıllar içerisinde yalnızca gemilerin bakım ve onarımının yapıldığı bir merkez olmanın ötesine geçti. Gemi inşa faaliyetleri, teknik uzmanlığı ve mühendislik birikimiyle Türkiye’nin denizcilik kapasitesinin gelişmesine katkı sağladı.
Millî Savunma Bakanlığının 8 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre tersanede bugüne kadar farklı tip ve sınıflarda toplam 512 deniz platformunun inşası gerçekleştirildi. Günümüzde de modern savaş gemileri ve denizaltı projeleriyle Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli görevini sürdürüyor.
Tersanede millî denizaltı MİLDEN’in ve Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamındaki çalışmaların devam etmesi, geçmişten gelen tecrübenin yeni nesil teknolojilerle buluştuğunu ortaya koyuyor.
Gölcük Tersanesi’nin tarihi, aynı zamanda Gölcük’ün gelişim hikâyesidir. Tersanenin kurulmasıyla bölgede askerî tesisler, yerleşim alanları ve çalışma hayatı gelişirken ilçe de zamanla bir donanma kenti kimliği kazandı.
Tersane, binlerce insanın emeğini, mesleki birikimini ve kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübeyi bünyesinde barındırıyor. Gölcük’ün hafızasında önemli bir yer tutan bu kurum, ilçenin Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisi alanındaki konumunu güçlendiren başlıca değerlerden biri olmayı sürdürüyor.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin derin izlerini taşıyan Gölcük için tersane ve donanma kültürü, kentin yeniden ayağa kalkma ve geleceğe ilerleme hikâyesinin de önemli bir parçası oldu.
Gölcük Tersanesi’nin 100. kuruluş yıl dönümü, yalnızca bir kurumun yaşını değil, Türkiye’nin denizcilik alanında edindiği bilgi birikimini, mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini de simgeliyor.
Bir asır önce Yavuz zırhlısının onarımı için atılan adımların bugün modern gemi ve denizaltı projelerine uzanması, Türkiye’nin denizlerdeki teknolojik gelişiminin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Gölcük Tersanesi, geçmişin tecrübesini geleceğin teknolojileriyle birleştirerek Türk Deniz Kuvvetleri’ne katkı sunmaya devam ediyor. Geride kalan 100 yıl, Gölcük’ün yalnızca bir tersaneye değil, aynı zamanda Türkiye’nin denizcilik tarihine yön veren köklü bir mirasa ev sahipliği yaptığını bir kez daha hatırlatıyor.
11 Ekim Pazar günü düzenlenecek olan program ile Tersanenin kuruluşu coşkuyla kutlanacak.